Yogatime Facebook Fan Page Yogatime Facebook Grubu Yogatime Twitter Yogatime FriendFeed Yogatime Foursquare
İçimde Öfkeli bir Şeytan Var - Başak

 

Birden bire çıkıveriyor
Ansızın...
Sinsice..
Hiç beklenmedik bir anda...
Korkuyorum....

 

Başkalarının hikayelerini yazmayı seviyorum en az benimkiler kadar." İçimde bir şeytan var " sözü bir arkadaşıma ait.  Geçen gün onunla nasıl başa çıkacağını bilmediğinden söz ediyordu. Aynı iş yerinde çalıştığı bir başka kadının onu nasıl başka birisi haline getirebildiğinden. Kıskançlık hissi ve başa çıkamamayı aynı anda yaşadığından ve zorlandığından.

Hepimizin içinde bir şeytan var. Kimi zaman ortaya çıkıyor kimi zaman sinsice uyuyor içerilerde bir yerlerde. Bu bizi kötü biri mi yapar. Herkesin başına gelmiştir. Hayatımız kötü giderken yakın çevremizdekilerin hayatında iyi şeyler olması bizi de mutlu eder ama o mutluluk buruktur. Hatta bazen duymak bile istemeyiz birilerinin bize söylediği iyi şeyleri. Kötü giden hayatımızın düzeleceği inancına sahip isek dönemseldir içimizde kıpırdanan şeytanın varlığı ama inancımızı da yitirmişsek vay halimize.

Kimilerini hayata bağlayan şey öfke oluyor bazen, o, -metafor olarak- şeytan ile işbirliğinde ve şeytanının uyumaması için adrenaline ihtiyacı var. Her zaman öfkelenecek bir olay var onların hayatında , aile, sevgili, sokaktaki her hangi birisi... Aslında en çok kendisine kızgın. Biliyorum çünkü çok benzer birisi var yakın çevremde. İyi şeylere aillerjisi var onun her daim. Her gece hayata, hayatına küfretmek için  bir nedeni var. Tam da bu küfür sayesinde ertesi gün hayatına devam edebiliyor. Yargılamıyorum . Yalnızca ne kadar yorucu olduğunu söyleyebilirim kendi baktığım yerden o kadar.

Bir senedir öğrencim olan birisi " Senin sakinliğine, dengeli duruşuna hayranım " dedi. " Hiç bir derste gergin olduğunu hissetmedim" Çok iyi niyetiyle bunu söylediğini biliyorum ama diğer yandan kalıplarımıza ortak ediyoruz etrafımızdaki insanları. Yoga hocası gergin olmaz klişesini onlarca defa duymuşumdur farklı farklı insanlardan. Bir açıdan doğru söyledikleri yoga ile dengeleniyor insan değiştiremeyeceklerine karşı tavrı kabullenmek oluyor. Ama diğer yandan öfkede bir duygu. Üstelik en az sevgi kadar güçlü.

Bir çok insanın kalıplarını hüsrana uğratacağımı bilerek söylüyorum. Yoga hocaları da öfkelenir :)

Genellemeden uzak durmaya çalışarak devam edeceğim. Yoga yapmasaydım öfkeden deliren insanlar olurduk anlaşılmasın. Yoga felsefesi bir çoğumuz için hayata bakışımızı destekleyen zaten hali hazırda  yürüdüğümüz yolda bize önemli bir rehber. İş bu rehberi hayatın parçası haline getirebilmekte, zor olan bu.

Öfke kontrolü diye kişisel gelişim başlıkları açılıyor ya son yıllarda. Yoga da öfkeyi kontrol etmekten bahsetmeyiz. O vardır ve oradadır. Tıpkı kıskançlık, tıpkı sevgi gibi. "Yalnızce fark" et der. Fark etmeye başladıkça değiştirebilirsin. Üstelik değiştirmen de gerekmeyebilir. Ne isen O'sun. Fazlası değil. Öfke hissediyorsan, hissediyorsundur. Mutlu isen mutlusundur. Çok mutlu oldum eyvah ne yapacağım demediğimiz gibi öfkelendiğimizde de gereksiz yere paniğe kapılıyoruz aslında. O da bir duygu.

Burada ki ince ayrım sana ve etrafına zarar verip vermediği. Yoga'nın dengesi burada başlıyor. Fazla ise mutluluk da zararlıdır. Sürekli mutlu olmaya çalışmak öfkeye tutunmak kadar yorucu. Çünkü içinde çaba var.

Hepsi var hayatta iyi ve kötü anlar. İyilerin biraz daha fazla olması tabi ki tercihimiz. Ama değil ise ne yapmalı ? Benim anahtar kelimem "bakış açısı" . O değiştiğinde birçok şeyin aslında kötü olmadığını görmek mümkün oluyor ya da kötü ise nasıl değiştirebileceğini fark edebilmek için karanlık kuyunun dibine değil, ışığa doğru başını kaldırabiliyorsun. "Niyet" ikinci anahtar kelimem. Gerçekten değişmeye niyetli misin?

Yukarıda bahsi geçen arkadaşım yine kimsenin onu dinlemediğinden anlamadığında yakınıyordu. Kızıyordu insanlara böyle dost olmaz olsun diye.

•          Gerçekten anlattığına emin misin?

•          Beklentilerini onlarla paylaştın mı?

•          Anlatma biçimini değiştirmeyi denedin mi? Her zaman kötü şeylerden ve nasıl zor olduklarından bahsediyorsan insanlar için bir süre sonra yorucu olabilir.

•          Neden seni dinlemediklerini onlara sordun mu?

•          Ve tüm bu soruları kendine ve onlara sormuşsan ve hala senin için uygun olmadıklarını düşünüyorsan neden sürdürmekte ve kendine öfke yaratmakta ısrarcısın? Uzaklaşmayı seçebilirsin.

Sanırım beni öfkeden uzak tutan bu sorular. Durum ne? Ne hissediyorum? Değiştirmek için yapabileceğim bir şey var mı? Değiştiremiyorsam kabul edebilmek için ne yapmalıyım?

Birlikte aynı ortamda çalıştığınız insanları seçemiyoruz tıpkı ailemizi seçemediğimiz gibi. Değiştirmeye çalışmak ise büyük bir efor. Aynı eforu ben bakış açımı değiştirmek için kullanıyorum. Sonra peşinden kabulleniyor insan.

Olan olmaya devam ediyor. Ben neresinde duruyorum, öfkeye tavrım ne? İçimde şeytan uyuyadursun ben tavrımı izliyorum. Şeytanımı bilerek ama ona tutunmadan :) Böylesi çoook daha konforlu ...

 

http://www.basakyukselyoga.com